The Tipping Point - Kıvılcım Anı

The Tipping Point - Kıvılcım Anı

Küçük Şeyler Nasıl Büyük Farklılıklar Yaratır?

Bu özet 22.12.2016 tarihinde İstanbul Ticaret Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü öğrencisi Ahmet ÇAKMAK tarafından çıkarılmıştır.

Kelime manasıyla bardağı taşıran son damla demek. Ufak hareketlerin ve değişikliklerin belli bir seviyeye kadar bir etkisi olmaması, fakat o kritik seviyeye ulaştıktan sonra eylemin bütün her şeyi tersine döndürmesi, yani büyük bir etkiye yol açmasını temsil eder.
Hush Puppies Nasıl Moda Oldu?
Hush puppies, Amerikan ayakkabı markasıdır. Hush Puppies'in Kıvılcım Anı (The Tipping Point) 1995'te olmuştur.Marka o tarihe kadar yok olmak üzeredir. Yıllık 30 bin çifte kadar satışları düşer. Alıcıların büyük bölümü de taşralardan oluşmaktadır. Hush Puppies'in üretici olan firma yönetimi, bu ayakkabıdan ümidini keser. Ama birden ilginç bir şey olur.Yöneticiler, bir moda çekimi sırasında, klasik Hush Puppies ayakkabıların Manhattan Merkesinde ki bar ve gece kulüplerinde oldukça meşhur olduğunu söyleyen bir modacıyla tanışır. Söylentiye göre Isaac Mizrahi (kendisi büyük bir modacı)dahi giyiyormuş. Yöneticiler, yaptıkları ufak bir araştırmadan sonra; bu ayakkabının ikinci el birçok mağazada satıldığına müşahit olur. Firma üretimi artırır ve 1995 sonunda 430 bin çift Hush Puppies satar. Bu rakam dört yıl sonra 4'e katlanır. Böylece Hush Puppies uzun yıllardan sonra tekrardan dolaptaki yerini alır. Bu patlama sadece Soho ve East Village'deki bir avuç gençle başlamıştır.
Fikirler, ürünler, mesajlar ve davranışlar virüs gibi yayılır.
Gladwell, bir salgının başlatılması için 3 ana unsurun bir araya gelmesi gerektiğini söylüyor.
1)Azınlık Kuralı: Sosyal salgıların, birkaç müstesna insanın çabası ile yaygınlaştığı vurgulanmakta. Bu insanlar enerjik, sosyal ve bilgili olurlar.Kendi çevrelerindeki popülariteleri diğer insanlara nazaran çok daha fazladır.Yaşıtları arasında ki insanlara nazaran normalden farklıdırlar. Popüler gençler, iflas etmek üzere olan Hush Puppies ayakkabılarını giyerek ürünü Amerika'nın her yerinde satarlar.
2)Yapışkanlık Faktörü: Bu etki kitapta şu örnekle anlatılıyor. Bir reklam filmi için iki farklı proje ortaya konuluyor. Bir projede, reklam yapılan üründen övgüyle bahsediliyor ve yanında bir dergi hediye ediliyor. Bir diğerinde ise bunlardan farklı olarak derginin içine bir kupon konuluyor. Bu kupondan bir ikramiye çıkacağının reklamı oluyor. Tabi ki sonuç olarak ikinci reklam çok daha büyük etki bırakıyor. Yapılan ufak bir değişiklik bütün algıyı değiştiriyor. İkinci projeyi yapan yapımcı diyor ki; ilk projede izleyiciler sadece seyirciydi. Lakin bizim projemizde, izleyiciler aynı zamanda katılımcılardır. Böylece reklam, insanların zihnine yapıştı.
3)Bağlamın Gücü: Bu bölümde, insanların ve olayların birbirlerine olan etkileri vurgulanmıştır. Sorunlara, çok daha farklı bir perspektiften bakılarak çözüm yollarının olabileceğini belirtmiş. New York'taki suç oranının yüksek olduğu yıllarda sorunun asıl kaynağının metrodaki disiplinsizlikten kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bütün grafitiler titizlikle temizlenmiş, ardından kaçak girişlere karşı ciddi bir denetleme getirilmiştir. Bu çalışmalar yavaş yavaş etkisini göstermiştir. Bağlamın gücü denilen durum kırık pencere teorisiyle açıklanabilir. Bir kırık penceresinin tamir edilmemesi; diğer pencerelerin kırılmadığı için gizli bir ''onay'' vermiş olur. Kırık pencereler mahallenin kirlenmesine vesile olur, kirli bir mahallede suç işlemek daha sık görülür ve suçların ardı arkası kesilmez.

Malcolm GLADWELL

1963 yılında İngiltere'de doğmuştur.Kanada da büyüyüp Amerika'ya yerleşmiştir. 1987-1996 yılları arasında ''Washington Post'' gazetesinde ekonomi konusunda yazılar yazmış. Okuyucuları, yazılarını her zaman dört gözle beklemektedirler.

Empatik İnsan Kaynakları ve Danışmanlık PixelTürk Web Tasarım