Online STK Sohbeti - YEŞİLAY Eğitim Yönetimi Birimi Psikolog Büşra Gültekin

Online STK Sohbeti - YEŞİLAY Eğitim Yönetimi Birimi Psikolog Büşra Gültekin

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Toplum Üzerindeki Etkisi konusu üzerine gerçekleştirmiş olduğumuz görüşme içeriğine yönelik bilgiler aşağıda ilginize sunulmuş bulunmaktadır.

Yeşilay hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Türkiye Yeşilay Cemiyeti çok köklü bir kurum. 2020 yılında 100. yılımıza girdik. Bu nedenle Yeşilay’ın özellikle kuruluş hikâyesini anlatmak istiyorum.
Yeşilay 5 Mart 1920 yılında kurulmuş. Savaş zamanında itilaf devletleri gemiler ile iskelelere kasalarla içkiler bırakıyorlarmış. Bunun amacı da gençlerin ona yönelmesi, savaş zamanı direnmemesi, dirençlerini kaybetmesi imiş. Maalesef o dönemlerde gençlerde alkole bağımlılık artış göstermiş ve Mazhar Osman öncülüğünde bir grup aydın Hilal-i Ahdar adıyla alkolle mücadele adına Yeşilay derneğini kurmuş.
Mevcut durumda Yeşilay’ın 120 şubesi bulunmaktadır. Bunun dışında 67 şehirde ve Kıbrıs’ta toplam 84 Yeşilay Danışmanlık Merkezi mevcut ve bu sayılar sürekli artmaktadır. Ek olarak küresel boyutta mücadele etmek için 81 Ülke Yeşilay’ı Uluslararası Yeşilay Federasyonu çatısı altında toplamıştır.
Kuruluşundan günümüze kadar derneğimizin amacı bağımlılıklarla mücadele etmek. Bu amaç kapsamında Yeşilay, insan onurunu baz alan, ayrım gözetmeden bağımlılıklardan koruma adına mücadelede öncü kuruluşlardan bir tanesi olmuştur. Ayrıca Yeşilay bilimsel metotları da işin içine katarak tütün, uyuşturucu madde, alkol, teknolojik kumar vb. gibi birçok bağımlılık türüyle mücadele etmeye devam etmektedir. Baktığınızda her birey birer bağımlı adayı ve hepimiz bir gün bağımlı olabiliriz. Bu nedene Yeşilay bahsettiğim bağımlılık türleri hakkında birçok çalışması bulunmaktadır.

Yeşilay gönüllülerinin faaliyetleri nelerdir? Yeşilay’da gönüllü olmak için nasıl bir yol haritası izleyebiliriz?

yesilay.org.tr adında resmi bir web sitemiz bulunuyor. Bu web sitesi üzerinden üye ve gönüllü işlemleri alanlarından üyelik ve gönüllülük işlemlerini gerçekleştirebilirsiniz. Üyelik işlemlerinde tek kriterimiz 18 yaş ve üstü olunması. Bunun haricinde her yaştan gönüllümüz olabilir. Gönüllülükte yaş sınırlamamız bulunmamaktadır. Üyelik ve gönüllülük işlemi tamamlandıktan sonra, kişiler kendilerine en yakın şube tarafından aranıyor ve oryantasyon süreçleri başlıyor. Oryantasyon süreçlerinden sonra faaliyetlerimize katılabiliyorlar.
Gönüllümüz veya üyemiz aynı zamanda bir üniversite öğrencisi ise; bizim 110’dan fazla üniversitede Yeşilay kulübümüz var. Öğrenciler bu kulüpler ile iletişime geçerek kendi üniversitelerinde faaliyetler düzenleyebilir, üniversitelerinde Yeşilay kulübü yoksa kendileri de kurabilirler. Hem öğrenci kulüplerinde çalışmalar yapabilirler hem de genel merkezdeki komisyonlara katılabilirler. Yeşilay bu faaliyetleri desteklemektedir.
Son dönemlerde pandemi sebebiyle genel merkezdeki komisyonlarımız ve Yeşilay kulüplerimiz faaliyetlerini online olarak gerçekleştirmektedir. Gönüllüler bir araya gelince çok güzel çalışmalar ortaya çıkarabiliyorlar. Projeler yazıp, sempozyumlar düzenleyebiliyorlar. Bu çalışmaları Yeşilay destekliyor.

Pandemi süreci çalışmalarınızı ne şekilde etkiledi?

Birçok kurumu etkilediği gibi pandemi süreci bizi de olumsuz etkiledi. Öncelikli olarak 100. yılımızı evimizde kutladık. Bütün süreçlerimizi, eğitimlerimizi online alana çekmek durumunda kaldık. Biz saha ile çok iç içe bir derneğiz. Yani sahada çokça faaliyet gösteriyoruz. Eğitim, etkinlik, gençlik hizmetleri gibi bu alanlarda faaliyet gösteren birimlerimiz online alanlarda çalışmalarına devam ettiler. Online webinarlar, online yarışmalar, online oturumlar düzenledik. Saha çalışmalarımıza böylelikle online alanda devam etmekteyiz. Bu dönemde Yeşilay Danışmanlık Merkezi’nin hattı da çokça arandı. 8.500 kadar arama oldu. Burada tütün bağımlılığının covid sürecini olumsuz etkilediğini bildiğimiz için bu alanda çok sık kamu spotu yayınladık. Bu alanda daha fazla bilgilendirme yaptık. Kurumlarda daha çok eğitimler düzenledik. Bakanlıklar ve birçok kurum ile iş birliğimiz var. Onlarda da eğitimlerimiz online olarak devam etmekte.

Bağımlıları ne şekilde tespit ediyorsunuz ve bağımlılara yönelik ne tarz çalışmalar yapıyorsunuz?

Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimiz alkol, tütün, madde, teknoloji bağımlılığı gibi alanlarda bireylere ücretsiz danışma hizmeti vererek onlara yardımcı olmakta, hayata geri kazandırılmalarına destek olmaktadır. Bağımlılığın yoğun olduğu bölgelerde daha çok saha faaliyetleri ve çalışmalar yapıyoruz. Biz bağımlı bir kişiyi merkeze kendimiz getiremeyiz. Bağımlı kişinin bunu istiyor olması lazım. Bu anlamda bizim klinik psikologlarımız hem eğitim veriyor, hem topluma geri nasıl kazanılabileceklerine yönelik yöntemler öğreterek sosyal hizmet çalışmaları gerçekleştiriyorlar. Yeşilay Danışmanlık Merkezlerimizde ahşap atölyesi, gastronomi atölyesi, bilgisayar ile ilgili atölyeler, spor atölyesi gibi birçok atölye bulunmakta. Buralarda bağımlılara boş zaman yaratmamaya ve onlara beceri kazandırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Özellikle aileler ile görüşmeler yapılıyor. Örneğin bağımlı kişi kendisi merkeze gitmiyor ama ailesi gidiyor. Çünkü ailesi bu durumdan rahatsız. Psikologlarımızın anlattığına göre ailelerdeki değişimleri gören bağımlı kişiler bir süre sonra kendileri bizim merkezlerimize gitmeye başlıyor. Bu tarz çalışmaları ağırlıklı olarak gerçekleştiriyoruz.

Çalışmalarınızın insanlar üzerindeki etkileri nelerdir?

Yeşilay olarak Türkiye İş Kurumu ile iş birliğimiz var. Bu kapsamda Yeşilay Danışmanlık Merkezindeki bağımlılara aynı zamanda istihdam alanı da açılıyor. Türkiye İş Kurumundaki, iş ve meslek danışmanları ile sosyal hizmet uzmanlarımız bağımlılıktan kurtulan adaya en uygun işi bulma hususunda birlikte çalışma yapılıyor. Kişiler bizlere sadece bağımlılık ile ilgili değil, anksiyete bozukluğu, öfke kontrolsüzlüğü, travmatik yaşantılar gibi birçok alanla da karşımıza geliyorlar. Klinik psikologlarımız; bağımlılık nedir, bağımlılığın belirtileri nelerdir, bağımlılığın beyinde yarattığı değişimler gibi birçok alanda bizler ile temas kuran kişiye eğitim veriyorlar. “Türkiye Bağımlılıkla Mücadele” adı altında bir eğitim programımız mevcut. Bu sayede yılda 10 milyon çocuğa ve 3 milyon yetişkine ulaşabiliyoruz.

Sivil Toplum Kuruluşu olarak karşılaşmış olduğunuz sorunlar nelerdir?

Sorun değil ihtiyaçtan bahsedebilirim. Gönüllülere her sivil toplum kuruluşunda mutlaka ihtiyaç vardır. Bizim de çokça gönüllüye ihtiyacımız olmakta ve bu sebeple gönüllüler kısmını diri tutmanız gerekmektedir.

Sizi motive eden unsurlar nelerdir?

Sevdiğim bir yapının içinde olmam ve anlamlı bir iş yapıyor olmam beni motive eden en önemli unsurlardır. Yaptığım işin beni tatmin etmesi ve topluma bu alanda hizmet veriyor olmak beni motive ediyor.

Sosyal Sorumluluk sizin için ne ifade ediyor?

Sosyal sorumluluk bize geçmişten bir miras. Geçmişten bugüne hep birlik ve beraberlik ile hareket etmeye çalışmışız. Zaten günümüzde de o şekilde devam ediyoruz. İnsanların yalnızlaşmaması için, birlik olması için sivil toplum kuruluşlarının çalışmaları çok önemli.
Gönüllülük, madalyonun iki yüzü gibidir. Önce kendinize fayda sağlıyorsunuz, kendinizi değiştiriyorsunuz sonra karşınızdaki ve çevrenizdeki pek çok kişiye fayda sağlayarak onları iyi yönde değiştirebiliyorsunuz. Burada çift taraflı bir durum söz konusu. Bu nedenle herkesin sosyal sorumluluk çalışmasında yer almasını öneriyorum.

Öğrencilerimize ve mezunlarımıza yönelik tavsiyeleriniz nelerdir?

Öğrenciler öncelikle sivil toplum kuruluşunda bulunmayı kendilerine dert edinsinler. Burada kendileri içinde bir fayda söz konusu. Özellikle iletişim becerilerini geliştirmek için, ikili ilişkilerde, ekip çalışmalarında daha iyi rol almak ve ilişkilerini geliştirmek için, kendilerini geliştirmek için bu tarz sosyal sorumluluk faaliyetlerinde bulunmalılar.
Ayrıca yabancı dillerini geliştirmeleri önemli. Sivil toplum kuruluşları uluslararası alanlara yayılmakta. Yurtdışı çalışmaları takip etmeleri, projelerini yurtdışına taşımaları ve genişletmeleri anlamında yabancı dil önemli bir husus.

Sosyal Sorumluluk Çalışmalarının Toplum Üzerindeki Etkisi konusu üzerine gerçekleştirmiş olduğumuz sohbetten dolayı Büşra Gültekin’e teşekkür ederiz.

Empatik İnsan Kaynakları ve Danışmanlık PixelTürk Web Tasarım