Online Kariyer Sohbeti – MEKA Eğitim ve Danışmanlık Kurucu&Eğitmen Merve Kayaokay

Online Kariyer Sohbeti – MEKA Eğitim ve Danışmanlık Kurucu&Eğitmen Merve Kayaokay

MEKA Eğitim ve Danışmanlık firmasının Kurucusu ve Eğitmeni olan Merve Kayaokay ile “İş Hayatında 21. Yüzyıl Becerileri” konusu üzerine kariyer sohbetimizi sohbetimizi gerçekleştirmiş olduk. Görüşme içeriğine yönelik bilgiler aşağıda ilginize sunulmuş bulunmaktadır.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhabalar, ben Merve Kayaokay. Eğitmenim. Yakın zamanda kurmuş olduğum MEKA Eğitim& Danışmanlık çatısı altında çeşitli eğitimler vermeye devam etmekteyim. Özel sektör ve Sivil Toplum Kuruluşlarından beslendim ve deneyimlerimi küçük bir çatı altında toplamak istedim ve danışmanlık firmamı kurdum. Trakya Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunuyum. Üniversite hayatım boyunca kendimi geliştirerek kariyer hayatıma başladım. Okul bitmeden iş hayatına başlamıştım. Özel sektörde ticaret alanında işe başlayıp bana göre olmadığını fark ettiğim an şuan ki iş hayatıma yönelmiş oldum. Kurmuş olduğum firmayla birlikte süreçlerime özel sektör, kamu sektörü ve sivil toplum sektörü olmak üzere devam ediyorum.

Ne tür eğitimler veriyorsunuz?

Üniversite öğrencilerine yönelik eğitimler olabiliyor. Kurum ve kuruluşlara yönelik eğitimler olabiliyor. Proje Döngüsü Yönetimi, İletişim eğitimleri, Kapasite Geliştirme ve Sosyal Kooperatif gibi alanlarda eğitimler veriyoruz. Danışmanlık alanında ise özellikle Kapasite Geliştirme, Kurumsal Sosyal Sorumluluk dahil olmak üzere geniş bir çerçevede devam ediyor. İhtiyaç olan işlerde yeni metotlarla kurumlara özgü eğitim tasarlayıp hizmet veriyoruz.

Siz iletişim eğitimleri de veriyorsunuz; iş Hayatında 21. yüzyıl becerilerinden söz edecek olursak iletişim bunun neresindedir, önemli midir?

İletişim kavramı sadece iş hayatında değil, hayatımızın her alanında önemli ve kıymetlidir. Bireysel, sosyal ve iş ilişkilerimizde iletişim hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. İletişim hayata karışarak, sosyal ilişkilerimizi geliştirerek öğrenilir. Her kurumun kendi içinde farklı bir dili, iletişim kanalı var onu iyi tanımak gerekiyor. Buna da kendimizi tanıyarak başlayabiliriz. Kendimizi ne kadar tanırsak dış dünya da bizim için o kadar tanınmış olur.

COVİD-19 gündemi ile birlikte belirsizlik yönetiminde iletişim ve motivasyon yönetimi hakkında neler söylersiniz?

Belirsizlik hayatımızın her yerinde vardı. Covid bunu daha görünür kıldı. İnsanı endişede bırakan 3 duygudan birisi belirsizliktir. Süreçleri yönetirken aslında belirsizlik yine vardı. Çok yabancı olduğumuz bir durum değildi aslında bakarsanız. İlk bu döneme girdiğimiz zaman herkes çok şaşkındı ve ne yapacağını bilmiyordu. Ancak insanoğlu değişime açık olduğu için bu süreci deneyimleyerek sürece adapte oldu. Her şey online’a döndüğü için sürece adapte olduktan sonra avantajlardan yararlanmaya başladık. Online platformlar sayesinde birçok şehirden kişilerle danışmanlık ve eğitim çalışmalarımıza devam ettim. Belki imkan bulamayıp yüz yüze eğitime katılamayacak olan kişiler online süreçle birlikte bunlardan yararlanmaya başladı. Bir de bu kapanma döneminde kişilerin verimliliği arttı. İnsanlar bildiklerini aktardıklarından dolayı paylaşım arttı. Değerlendirmeyi bilen kişiler bu dönemden donanım elde ederek çıkacak.

Değişen dünyada, İş Hayatında 21. Yüzyıl becerileri nelerdir?

Öncelikle her şeyin değiştiği ve dönüştüğü bir noktadayız. Değişim kaçınılmaz. Sırf iş hayatı için değil kendi hayatlarımız için de geçerli. Covid süreci ile de birlikte durup düşünme fırsatımız oldu. Durmak bile bir beceri çünkü. İş hayatında meslek kadar meslek ortamını hazırlamak da bir beceri. 21.Yüzyıl becerilerine dair Harvard Üniversitesinden Dr. Tony Wagner bir araştırma yapıyor ve ortaya 7 beceri çıkıyor. Bunlar;

1. Eleştirel Düşünme ve Problem Çözme
2. Ağlar Genelinde İş Birliği Yapmak ve Etki Yaratarak Öncülük Etmek
3. Hız ve Uyum
4. Girişkenlik ve Girişimcilik
5. Etkili Sözlü ve Yazılı İletişim
6. Bilgiye Erişme ve Bilgiyi Analiz Etme
7. Merak ve Hayal Gücü

Bu beceriler birden bire oluşmuyor elbette. Bu becerilerin oluşabilmesi için bir yolculuktan bir süreçten geçmek gerekiyor. Sevgi vermek, istek göstermek gerekiyor. Önemli olan o ruhu bulmak, o merakı içimizden atmamak.

Eğitimlerin yetkinliklerimizi geliştirmedeki yeri nedir?

Eğitim denen şey hayat boyu öğrenmedir. Bu süreci hayat boyu canlı tutmak gerekiyor. Herkesin yeteneği farklıdır bunu besleyen şey doğduğunuz yer, kültürünüz, çevreniz, belki karşılaştığınız bir durum veya kişi olabilir. Bununla birlikte de Kişisel Öğrenme Modeli ortaya çıkıyor. Kişi kendine özgü bir öğrenme metodu keşfedebiliyor. Diğer tarafta Proje Eğitimleri kişileri geliştirmede ve yetkinlik kazandırma önemli bir rol oynamakta. Özellikle üniversite hayatımızda bir projede yer almak, proje eğitimi almak devamında bunu geliştirmek kendinize kattığınız değerlerden biri oluyor.

“Sorumluluk Almak’’ yetkinliklerimizin geliştirilmesinde nasıl bir öneme sahip?

Sorumluluk kavramı çok kıymetli bir kavram. Her şeyden önce kendimizin sorumluluğunu almalıyız. Yaptığımız şeylerin sorumluluğunu almak bize bir içgörü de kazandırır. Bu kavram üniversite döneminde geliştirilebilir. Derslerden arta kalan vakitlerde sosyal ilişkiler, çeşitli projelerle birlikte bu kavramımızı geliştirebiliriz. Deneyimleyerek sizi besleyen şeyin ne olduğunu keşfedebilirsiniz. Farklı networkler oluşturmak, kurum ve kuruluşların yöneticileriyle iletişime geçebilmek bu bağlamda önemlidir. Bunları gerçekleştirebilmek için de girişimci olmak gerekmektedir. Sivil Toplum Kuruluşlarıyla birlikte de bu kuruluşların içinde yer alarak sorumluluk duygumuz artıyor diye düşünmekteyim.

Zorluklarla baş edebilmek bir beceri midir? İş hayatımızda yaşadığımız zorluklarla baş edebilir miyiz?

Zorluk her zaman hayatımızda var. En kolay dediğimiz şeyler de dahi bir zorluk çıkabiliyor. İnsan ilişkilerinde de zorluklar ortaya çıkabiliyor. Bunların bizi olumsuz etkilediği zamanlar da elbette oluyor. 21. yüzyıl becerilerinde duygusal zeka kavramı üzerinde durulması gereken konulardan biri. Duygusal zeka nedir dersek, kendi duygularımızı tanımak, duygularımızı kontrol altına almak, başkalarının duygularını fark etmek ve başkalarının duygularına nüfus edebilmek. Yani süreç kendimizi bilmekle başlıyor. Duygusal zekayı geliştirmek tek başına oluşacak bir şey değil. Farklı bileşenlerle birlikte oluşan bir şey. Durumların bizi zorlaması normal ancak hayat devam ediyor. Önemli olan pozitif bir şekilde psikolojik dayanıklılığımızı artırmak. Bu şekilde olaylarla ve zorluklarla başa çıkabilme yetimizi geliştirebiliriz. Yaşanılan durumun kabul edilmesi önemlidir. Sonrasında kabullenme ile birlikte iyimserlik süreci başlıyor. Kısacası zorluklarla baş edebilmek bir beceridir diyebiliriz.

Öğrenci ve mezunlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Şunları söyleyebilirim;
Denemekten korkmamak gerekiyor, hata yapmaktan korkmamak gerekiyor, kötü olduysa baştan yapabilmeliyiz. Bir not defteri edinmelerini tavsiye edebilirim. Hayatınızın ilerleyişinde size bir hatırlatıcı olabilir. Ve son olarak sorumluluk almak diyebilirim. Sorumluluk emin olun ki sizleri geliştirecektir.

Empatik İnsan Kaynakları ve Danışmanlık PixelTürk Web Tasarım