Yeşim Akıncı

Yeşim Akıncı

NEO Psikoterapi Danışmanlık ve Eğitim Merkezi (Kurucu)
Uzman Psikolog

Türkiye’nin en ünlü psikologları arasında anılan Yeşim Akıncı’nın kariyeri, küçük yaşlarda şekillenmiş
Mesleğini, çocukken hatıra defterine yazdı
Aslında bir programın ‘’uzman psikoloğu’’ olmadan önce de onu bilen önemli bir kitle vardı. çok izlenen televizyon programlarında uzman psikolog olarak konuşmacı, yorumcu olarak görevler alınca hem psikolojiyi izleyiciye sevdirdi hemde tüm Türkiye’de tanınır oldu. İstanbul Ticaret Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunu Yeşim Akıncı’nın kariyerinin ilk adımı, ilkokulda bir arkadaşının anı defterine yazdığı notta gizli.
Yeşim Akıncı adını Türkiye’de bilen, onu tanıyan milyonlarca kişi var. Hem sosyal medyadan hemde TV programlarında insanlara samimiyetle ulaşmayı başardı . Lise yıllarında TV kanallarında kültür sanat programı sunarken , psikolojiden mezun olunca mesleği ile ilgili konularda çeşitli programlara bölüm hazırladı . Popüler kanallarda sunuculara partnerlik yapan uzman psikolog yeşim akıncı 'nın tv de yaptığı Terapi zamanı haftada 7 gün yayınlanan ve psikoloji öğrencilerinin tekrar tekrar seyrettiği bir yayın oldu . Bir televizyonda yayınlanan ve Türkiye’nin en bilinen sunucularından Esra Erol’un sunduğu programda ‘’danışman psikolog’’ olarak görev yapıyor. Ancak bu görev gün boyu yaptıklarının sadece küçük bir parçasını oluşturuyor. Günlük bir gazetenin köşe yazıyor. Aylık bir derginin de yazarı. Aynı zamanda kendi kitabının yayın aşamasında olduğunu müjdeleyen Uzman psikoloğumuzun kendi terapi merkezi de var. Ve bu baş döndüren kariyerin başlangıcı, ilkokul yıllarında arkadaşının uzattığı hatıra defterine yazdığı notta yazılı. O notta, ‘’Bir gün psikolog olacağım. Psikoloji bilimine hizmet etmek istiyorum. Sadece bir insana dahi faydam olabilirse bu, beni çok mutlu eder’’ yazıyor. İnsanları anlamaya , iyileştirmeye gönül vermiş bir gönül insanı ...

Azimli , Çalışkan bir gönül insanı
Yeşim Akıncı’nın genç yaşına rağmen Türkiye’nin en tanınmış psikologlarından biri olmasını sağlayan temeller İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde atıldı. Fen Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nü kazanınca çocukluk hayalinin gerçekleşmesine giden yolda en önemli adım da atılmış oldu. Ancak o sadece psikoloji okumakla yetinmedi, başka bir üniversitenin Halkla İlişkiler Bölümü’nden de mezun oldu . Sonra psikolojik danışmanlık alnında yüksek lisans diplomasını aldı. Şimdi ise Gelişim Psikolojisi Doktora Programında akademik kariyerini sürdürüyor. Bu arada uluslararası onaylı aile ve ilişki psikoloğu unvanını elde etti.Uluslararası yayınlarda pek çok makalesi yayınlandı, yayınlanıyor. Çeşitli terapi teknikleri için özel dersler aldı ve almaya devam ediyor. Dünyada çeşitli üniversitelerle ortak konferanslara konuşmacı olarak katılıyor , Kendini sürekli geliştirmeye çalışmasını, ‘’Bizim meslekte öğrenci olmak ve öğrenmek hiç bir zaman bitmez. Devamlı okumalı ve kendinize yeni bilgiler katmalı; zamana, değişime ,dünyaya uyum sağlamalısınız’’ sözleriyle açıklıyor, Yeşim Akıncı. En çok da insan seviyor .

‘’Psikolog doğulur’’
Akıncı, psikolog olmasına giden süreci de şu cümlelerle anlatıyor:
‘’Psikolog olunmaz, psikolog doğulur inanışındayım. Eğitimin yanı sıra, kişiliğinizin bu mesleğe yatkın olması da çok önemli. Çocukluğumdan beri arkadaşlarım arasında ve ailemde fikri alınan kişi oldum. Görüşlerimde empatiyapabildiğimi, farklı,iyileştirici ve yapıcı bakış açım olduğunu vurgulayan kişi sayısı o kadar çoktu ki... İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde okuduğum dönemde bölüm başkanımız olan Prof. Özcan Köknel ile üniversiteye girmeden önce tanışmıştık. Bir sohbetimizde psikoloji okumamı çok istediğini ve çok başarılı olacağımı ön gördüğünü söylemişti. Hiç düşünmeden psikolojiyi seçtim ve okudum. Öğrencilerine büyük değer veren, hepimizden önce dersliğe giren, büyük bir değer olan sevgili hocama şükran borçluyum. Çok değerli hocalar tarafından yetiştirildim, üniversite yıllarında edindiğim arkadaşlıklarım hala sıkı bir bağ ile devam ediyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi, öğrencisine saygı duyan, fikrini alan ve destekleyen, profesyonellerden oluşan bir üniversite. Burada okuduğum için çok şanslıyım ve okulumla hep gurur duydum ’

‘’Zor olan önyargılı yaşamak’’
Psikoloji okuyan öğrenciler ve hatta onlara ders veren öğretim üyeleri arasında yaygın bir inanışı da soruyoruz Yeşim Akıncı’ya. ‘’Psikoloji okumak zordur, okuyorsanız bırakın çift anadalı, yandal bile yapılmaz diye, yaygın bir inanış var. Ne diyorsunuz?’’ sorusuna verdiği cevap, kariyer planları yapan gençlere çok değerli bir tavsiye de içeriyor:
‘’Zor olan şey önyargılı yaşamaktır. İnsan isterse her şey için zaman ve çözüm bulur, uygular. Öğrencilik yıllarımda hem okudum, hem çalıştım. Televizyonda pek çok kez sunuculuk yaptım. Sunuculuğu, okuduğum ve kariyerini sürdürdüğüm psikoloji alanıyla birleştirme düşüncesi benim için büyük bir istekti. Kendi kliniğim olan NEO Psikoterapi’yi2010 yılında Nişantaşı'nda kurdum. Akademik çalışmalarıma devam ederken, daha çok kişiye nasıl faydalı olabilirim diye düşündüm. Sosyal sorumluluk adına birçok dernek ve vakıfta gönüllü psikologluk yaptım. Kimsesiz Çocuklara ve yaşlılar yurdu ile birlikte bir çok etkinlikler düzenledim , danışanlarımı ziyarete teşvik ettim. Bir çok gazete, dergi ve yazılı basında yazılarım, makalelerim yayınlanırken; günlük yaşamımıza entegre etmek adına psikolojinin yaşamımızdaki önemini anlatmaya çalıştım. Halkla ilişkiler okumak hem kendi halkla ilişkilerimi yürütürken, hem de insan ilişkilerinde bana çok faydalı oldu.’’ Benim profesyonel bir PR cım hiç olmadı .çok istedim çok çalıştım ve başardım .

‘’Televizyonda sosyal medyada insanları psikolojiyi sevdirdi ’’
Katıldığı televizyon programlarında canlı yayın pratikliği, mesleğinde ki donanımı, diksiyonu , ses tonu, görüntüsü ve tarzı ile sayesinde çık kısa sürede dikkat çekti ,insanlar ses tonunuz ve seçtiğiniz kelimeler bize ne kadar hitap ediyor demeye başladı. Türkiye’nin çok izlenen bir televizyon programının sunucusu olan Esra Erol’un partneri olarak 3 yıldır , programın ‘‘uzman psikologluk yapan Yeşim Akıncı, televizyonun çok önemli bir işlevi olduğunu vurguluyor:
’’Ülkemizde insanlar, bildiğiniz nedenlerden dolayı psikoloğa gitmekten çekinirdi. Ama psikolojiyi televizyon ekranlarına taşıdıktan sonra insanlar bu duvarı yıkarak artık, "ihtiyacım varsa psikoloğa gitmeliyim ve sorunumu çözmeliyim" demeye başladı. Algıyı değiştirmekte ufak da olsa bir katkım olduğunu düşünüyorum. Eski bir televizyoncu olarak psikolojiyi yemek tarifi yaparken ,spor programlarından , ana haberlere , evlilik programlarından ekonomi programlarına kadar çeşitli bir yelpazede sürdürdü ve psikoloji mesleğinin popülerliğinde önderlik yapan ödüllü Akıncı ;
"Televizyon, geniş kitlelere hitap eden bir mecra. Ne kadar çok insana ulaşabilirsek o kadar çok kişiyeiyi hissetmesini sağlayabiliriz mantığı, benim bu sektörde yer almamı sağlayan temel etken.

‘’Zaman yönetimi önemli’’
Televizyon programları, yazarlık, akademik kariyer, terapibekleyen insanlar derken, tüm bunlara nasıl vakit bulabildiğini soruyoruz Akıncı’ya:
‘’Zaman yönetimi yapabilmek çok önemli. Önceliklerimizi belirler ona göre disiplinli davranırsak, bir çok şeye zaman ayırabiliriz. Az uyuduğum maalesef doğrudur ama sevdiğiniz işi yapmak, verimli olmak ve geri bildirimlerin olumlu olması insana her zaman güç ve enerji veriyor. Bir insanın hayatına dokunduğumda, donuk gözlerinin içinin parlaması, benim için en büyük ödül.’’

‘’Güç kaynağım, ailem’’
Kendi başarısında ailesinin desteğine özel bir vurgu yapıyor Akıncı:
‘’Ailem benim en önemli güç kaynağım, huzurum ve en özel bağım... Çocukluğumdan beri yapmak istediğim, hayalini kurduğum her şeyde yanımda en büyük destekçim ve dayanağım oldular. Ufacık bir çocukken bile aile içinde bireydim. Bir karar alınacaksa benim de fikirlerim soruluyordu. Birlikte kararlar verilen sağlıklı bir ailede, sevgi dolu büyüdüm. Biz birbirine ‘’seni seviyorum’’ diyebilen bir aileyiz. Psikoloji kitaplarını evde birlikte okuyup tartışarak içimize sindirdik ve hayatımıza kattık. Mezun olurken ailece mezun olduk diyebilirim. Yakın zamanda kaybettiğim babamın bendeki sayısız hatıralarından biri; çocukluğumdan beri her ay aldığı ve mutlaka küçük bir not yazarak hediye ettiği kitaplardan oluşan kütüphanemdir. Ailece iyi insan olmak üzerine hayat mücadelesini veriyoruz. Ailem için her zaman şükrediyorum ve onlara layık bir evlat olmaya çalışıyorum.’’

Empatik İnsan Kaynakları ve Danışmanlık PixelTürk Web Tasarım