Kariyer Tavsiyeleri

Tonguç ERBAŞ - Ahlatçı Yatırım Genel Müdür Yardımcısı

1. Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Ahlatcı Holding, 2018 yılı itibari ile 6 ana sektörde 49 şirket ile faaliyet göstermektedir. Türkiye’nin altın üretimi ve ihracatı alanında önemli bir yere sahip olan grubumuzun, 3100 çalışanı ile güçlü bir insan kaynağı mevcuttur. 2017 yılı itibari ile yıllık cirosu 27 Milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Türkiye iç pazarında; bilezikte %40, alyansta %25 ve spot altın piyasasında da %20 pazar payına sahiptir. Ahlatcı Yatırım; 7 Ekim 2016 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu’nun vermiş olduğu Geniş Yetkili Aracı Kurum yetkisi doğrultusunda, 40.000.000 TL sermayesi, güncel teknolojik altyapısı, engin piyasa tecrübesi ve deneyimli yönetim kadrosu ile sermaye piyasasında faaliyet göstermektedir. Merkezi İstanbul Maslak’ta bulunan ve Çorum ilinde bir şubesi ile Forex, BİST, VİOP, Opsiyon ve Yurtdışı Vadeli Ürünler (Futures) ve Kurumsal Finansman pazarlarında hizmet vermektedir. Kalite ve güven prensiplerine bağlı, kurumsal bir yönetim yapısına sahiptir.

2. İşe alım sürecinde adaylarda aradığınız genel yetkinlikler nelerdir?

İşe alım sürecinde adaylardan çalışacakları departmanlara göre ilgili bölümlerden mezun olmalarını, SPL lisanslarına sahip veya sınavlara girerek belirli bir oranda lisans almaya yaklaşmış olmalarını, sermaye piyasalarını yakından talip eden ilgili işlem platformlarına hakim veya ekonomi ve güncel gelişmeleri takip eden şirket içi eğitimlere hızlı uyum sağlayabilecek, istekli, ilgili ve ekip çalışmasına uygun özellikler arıyoruz.

3. Öğrencilerimiz akademik eğitimler dışında ne tür eğitimleri alırlarsa daha ayrıcalıklı bir hale gelebilirler?

Öğrenciler akademik eğitim dışında daha ayrıcalıklı olabilmek ve diğer adaylardan ayrışmak adına aracı kurumlarda kariyerlerine devam etmek istiyorlarda SPL lisanlarını tamamlamaları, İngilizce konusunda belirli bir seviyeye ulaşmak için kendilerini geliştirmeleri, yurtiçi ve yurtdışı piyasaları yakından takip etmeleri ve teknolojiye hakim olarak bilgisayar programlarına yatkın olmalarında fayda olduğunu düşünüyorum.

4. Stajların istihdam sürecine katkıları hakkındaki düşünceniz nelerdir?

Mezuniyet sonrasında kariyerlerine başlamak adına staj süreçlerini çok önemsiyorum. Birçok öğrencinin stajlarını gerçekleştirdikleri yatırım şirketlerinde mezuniyet sonrası kariyerlerine devam ettiğini sektörümüzde görüyorum. Bu nedenden dolayı zorunlu veya gönüllü staj sayılarını ve sürelerini çeşitli yatırım kuruluşlarında arttırmalarını, staj süresinde kurumların farklı departmanlarında çalışarak kendilerine uygun olabileceğini düşündükleri alanlara yönelmelerinin kariyerleri için faydalı olacağını düşünüyorum.

5. Öğrencilere ve Yeni mezun adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Mevcut öğrencilere ve yeni mezun olmuş adaylara akademik eğitimleri sırasında kariyerlerine devam etmek istedikleri alanlardaki gelişmeleri yakından takip etmelerini, satj ve yeni iş arayışlarında çalışacakları kurumlardaki ileriye dönük plan ve yapılanmaları doğru tahlil etmelerini öneririm. Özellikle, mümkün olduğunca fazla iş görüşmesine katılarak kendileri bu alanda da geliştirmelerini ve görüşmelerde firmaların faaliyet alanlarını araştırarak detaylı bilgiye sahip olmalarını tavsiye edebilirim. Kariyer planlamalarında zaman içerisinde hangi eksik noktalarını ne şekilde takviye etmelerine karar vermelerini ve zaman aralıklarında koydukları hedeflere doğru emin adımlarla ilerleme konusunda tereddüt etmemelerinin doğru olacağını düşünüyorum.

Simge ORKUN - DenizBank İnsan Kaynakları Yetenek Yönetimi Yönetmeni

1. Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

1997 yılının başında, bir bankacılık lisansı olarak Zorlu Holding tarafından Özelleştirme İdaresi'nden satın alınan DenizBank’ı, Avrupa'nın önde gelen finans gruplarından Dexia Ekim 2006’da bünyesine katmıştır. 6 yıl boyunca Dexia’nın ana hissedarlığında faaliyetlerini sürdüren DenizBank, 28 Eylül 2012 itibarıyla Rusya’nın en büyük bankası Sberbank çatısı altında hizmet vermeye devam etmektedir. 1 Temmuz 2013 itibarıyla ise, Citi’nin Türkiye’deki bireysel bankacılık bölümünü, 600 binden fazla müşteri ve 1.400’e yakın çalışanı ile devralmıştır.

2. İşe alım sürecinde adaylarda aradığınız genel yetkinlikler nelerdir?

Deneyimsiz adaylarda genel yetenek sınavı (ve eğer pozisyon gerektiriyorsa İngilizce sınavı) ve ardından hem İnsan kaynakları sorumlusu hem ilgili bölümün yöneticisiyle mülakat yapılmaktadır. Yeni mezun olmuş deneyimsiz adaylarımızda Bankamızın belirlemiş olduğu yetkinliklerinin (ÖR/ Analiz, Müşteri önceliği, İkna becerisi vb…) yanı sıra isteklilik, bankayı mülakata gelmeden araştırmış olması, pozisyonla ilgili bilgi sahibi olması bizler için önem taşımaktadır. Mülakata ne istediğini bilerek gelmiş olması ve bu noktadaki istekliliğinde ikna edici olması onu diğer adayların bir adım önüne taşıyacaktır.

3. Öğrencilerimiz akademik eğitimler dışında ne tür eğitimleri alırlarsa daha ayrıcalıklı bir hale gelebilirler?

Okuduğu bölüme göre her öğrencinin alabileceği spesifik eğitimler elbette olabilir. Ancak bu kapsamda ne istediğini bulmak adına eğitimden ziyade staj yapmaları; farklı sektör ve şirketleri tanımaları kendileri açısından daha faydalı olacaktır. Teorik bilgiden ziyade pratikte deneyim kazanarak kendilerine daha çok katlı sağlayabilirler.
Ayrıca “online eğitimler” de bilgi kazanma ve kolay ulaşılabilirlik anlamında oldukça işe yarar. Bu kapsamda DenizAkademi’yi önerebilirim. www.denizakademi.com sitesinden giriş yapıp üyelik oluşturarak birçok farklı online eğitime ulaşabilirler.

4. Stajların istihdam sürecine katkıları hakkındaki düşünceniz nelerdir?

Stajların işe alım sürecine en büyük katkısı okul zamanını boş geçirmemek ve öğrencinin neyi isteyip istemediği konusunda kendisini tanıması olacaktır. Mezun olduğunda cv.sinde yer alan stajlar onu staj yapmamış başka adayların önüne geçirecektir.
DenizBank olarak üniversitesi öğrencileri için bizim de 3 farklı staj programımız mevcut:

Deniz’in İncileri: Üniversite 2. ve 3. sınıf öğrencileri için sadece yaz döneminde geçerli olan staj programımızdır. İlanlara kariyer.denizbank.com ve kariyer.netten ulaşabilirler. Genel Yetenek sınavı ve online mülakat aşamaları bulunmaktadır.

Deniz’in İncileri Plus: İstanbul’da yer alan üniversitelerin son sınıf öğrencileri için geçerli olan haftada 2 veya 3 gün gelecekleri şekilde tasarlanmış part-time staj programıdır. Sadece Genel Müdürlük pozisyonlarını içeren program için başvurular aralık veya ocak ayında başlamaktadır. Genel Yetenek sınavı, İngilizce sınavı, grup mülakatı ve vaka çalışması aşamalarından oluşmaktadır. Program sonunda başarılı olmuş mezun olan öğrencilerimize iş imkanı sunulmaktadır.

Denizaşırı Online Staj: Staj yapma imkanı bulamamış öğrencilere sunulan online programımızdır.

5. Öğrencilere ve Yeni mezun adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Öğrencilere tavsiyem okul zamanını sosyal bir şekilde geçirmeleri, kendilerine uygun öğrenci kluplerine üye olarak buralarda aktif rol almaları olacaktır. Bu onları birçok noktada iş hayatına hazırlayacaktır. Eğer kendilerini zayıf hissediyorlarsa yabancı dil konusunda kendilerini geliştirmeleri çok önemli.
Ayrıca yapabildikleri kadar staj yaparak farklı sektör ve şirketleri tanımalarını tavsiye ederim. Böylece kendilerine uygun olmayan bir kariyere başlamak yerine isteyerek ve bilinçli olarak iş hayatına atılma şansı yakalayacaklardır. Son olarak eğer imkanları varsa yurtdışında bir deneyim kazanmaları (Örneğin Erasmus tarzı bir program olabilir) her anlamda faydalı olacaktır.

Figen KARATAN - OdeaBank İnsan Kaynakları Direktörü

1. Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Geniş çaplı, uluslararası modeliyle Lübnan, Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölgesi’nde (“MENA”) 11 farklı ülkede faaliyet gösteren Bank Audi Grubu, ürün ve hizmetlerini, ticari ve kurumsal bankacılık, bireysel bankacılık, online aracılık, özel bankacılık ve yatırım bankacılığı da dâhil olmak üzere geniş bir yelpazede sunmaktadır.
Türkiye’de 2012 yılında Bank Audi s.a.l. Grubu’nun büyük bir yatırımla faaliyete geçirdiği Odeabank, içinde bulunduğumuz bilgi çağının tüm yeniliklerini bankacılık sektörüne entegre ederek, işinin ehli, genç, dinamik, başarı odaklı kadroları İK politikasına dâhil ederek ve müşteri memnuniyetini ilk planda tutarak 6 yıllık süreç boyunca pek çok ulusal ve uluslararası başarıya imza atmıştır.

2. İşe alım sürecinde adaylarda aradığınız genel yetkinlikler nelerdir?

Bankacılık çok geniş kapsamlı ve içinde çeşitli fonksiyonları barındıran bir sektör. Her pozisyonun gerektirdiği özellik ve yetkinliklere göre farklı kriterler bazında değerlendirmeler yapıyoruz. Adaylarımızda aradığımız kriterler arasında kurum kültürümüzün ve değerlerimizin benimsenmesi oldukça önemli bir yere sahiptir. Öğrenmeye isteklilik, yeniliklere ayak uydurma ve takım çalışmasına yatkınlık adayları ön plana çıkaran diğer kritik özellikler arasındadır.

İşe alım stratejimizi cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, doğru adayı doğru pozisyona yerleştirmek odağında kurguladığımızın altını çizmek isterim.

3. Öğrencilerimiz akademik eğitimler dışında ne tür eğitimleri alırlarsa daha ayrıcalıklı bir hale gelebilirler?

Kariyer gelişimi hedefledikleri pozisyonun gerektirdiği ihtiyaçlar kapsamında, satış teknikleri, müşteri memnuniyeti yaratma becerilerinin gelişimi, bilgi teknolojileri gibi farklı eğitim başlıklarında kendilerine yatırım yapabilirler.

4. Stajların istihdam sürecine katkıları hakkındaki düşünceniz nelerdir?

Okul dönemi boyunca ilgi duyulan farklı sektörlerde yapılacak yarı zamanlı çalışmalar veya staj programlarının daha sonraki kariyer yolculuğunda önemli bir altyapı oluşturabildiğini düşünüyorum.
Bu şekilde yapılacak yarı-zamanlı çalışmalar veya staj dönemlerinde farklı alanlarda çalışmak, çalışma süresince yapılan gözlemler, edinilen deneyimler ve geliştirilen iş bağlantıları profesyonel hayat öncesi yeni mezunlara önemli avantaj kazandırır. Bu çalışmalar süresinde organizasyon ve koordinasyon yeteneği, ilişki yönetimi, zaman ve ajanda yönetimi gibi konularda öğrencilere kazanım sağlayacağı çok açık.
Üniversite öğrencilerine özellikle yaz tatillerinde mümkün olduğunca farklı sektörde, farklı görevlerde staj yaparak teorik bilgi ve pratik beceri kombinasyonu ile iş hayatını tanımalarını öneririm.

5. Öğrencilere ve Yeni mezun adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Özellikle son yıllarda genç ve dinamik iş gücünün sektörümüze yaptığı katkı ve getirdiği farklı bakış açısıyla, verilen hizmetler klasik bankacılık anlayışının dışına çıktı. Müşterinin ihtiyaçlarını net anlayan, pro-aktif çözümler sunan, sonuç/müşteri/kar odaklı ve bununla birlikte mevzuata uygun işlemler yaparak olası operasyonel risklerden kurumunu uzak tutan adaylar sektörümüzde öncelikli olarak tercih ediliyor. Global ekonomik hareketliliğin yaygın olduğu bu dönemde, sektörde çalışmayı hedefleyen yeni mezunların uluslararası farkındalıklarını mümkün olan en yüksek seviyeye çekmeleri, tüm ekonomik gelişmelerden ve teknolojik yeniliklerden haberdar olmaları, mesleki/kişisel gelişimlerini destekleyecek bir bilinçle kendilerine yatırım yapmaları başarıya ulaşmalarında kritik rol oynar.

Taylan ÖLMEZ - MAZDA Finans ve İnsan Kaynakları Direktörü

1. Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Mazda, Türkiye pazarında uzun yıllar distribütör (Mermerler Grubu) aracılığı ile faaliyetlerini yürütmüş ardından pazarın dinamizmini değerlendirerek 2008 yılında “Mazda Motor Türkiye” olarak kendi şirketini kurmuştur, içinde bulunduğumuz yıl da Mazda Motor Türkiye nin 10. yılı. Mazda, son zamanlarda Dünya da yarattığı tasarım ötesi araçlarla ( gerek emisyon salınımı gerekse de dizayn anlamında) atmosferik motorlu araçlar pazarında parlayan bir yıldız gibi; ekolojik dengeyi önemseyen, sürücü güvenliğini ön planda tutan ve buna göre stratejiler geliştiren bir şirket. Yeni tasarım ötesi araçlarımızla Türkiye pazarında premium marka stratejisi yaratma yolunda ilerliyoruz, bu nedenle Türkiye pazarında yüksek adet satışlarını hedefleyen değil sürücü özelinde tutku yaratmayı amaçlayan bir şirket olmak istiyoruz. Biz bu tutkuya Jinba Ittai (Japoncada at ve binicinin mükemmel uyumunu anlatan anlayış), yani otomobil ve sürücüsünün mükemmel uyumu adını veriyoruz.

2. İşe alım sürecinde adaylarda aradığınız genel yetkinlikler nelerdir?

Biz, Mazda olarak uluslararası bir şirketiz ve her adaya eşit derecede şans tanıma misyonu ile hareket ediyoruz. Eşit dereceden kastım, “en iyi okullardan mezun olan aday diğerlerine nazaran daha iyi bir adaydır” mantığını kesinlikle kabul etmiyoruz. Kişileri yetkinliklerine göre değerlendirip bir seçim yapıyoruz. Yetkinliklerden kastım; kişinin görüşmede sergilediği tavır, işe bakış açısı ve görüşmedeki istekliliği, çok yönlü düşünüyor olması, karakter yapısı ve tabi ki uluslararası bir firma olduğumuz için yabancı dil bilgisi, gibi. Özetle; yaratıcılığını yitirmemiş, heyecanımıza ve tutkumuza ortak olabileceğini düşündüğümüz çalışma arkadaşları arıyoruz.

3. Öğrencilerimiz akademik eğitimler dışında ne tür eğitimleri alırlarsa daha ayrıcalıklı bir hale gelebilirler?

İnsan sosyal bir varlıktır ve sosyal olan insan yaratıcılığını kullanır. Şirketlerin her anlamda yani çalışanlar ile uyum ve şirket amaçlarının geliştirilmesi konusunda yaratıcı kişilerle çalışması gerektiğini düşünüyorum. Benim arkadaşlarıma naçizane önerilerim; sosyal yönlerini geliştirmeleri, yaratıcılıklarını yitirmemeleri ve alternatif düşünmeyi bırakmamaları. Bilişim çağından ve ülkemizdeki üniversite sayısından kaynaklı bilgiye erişim geçmişe nazaran daha kolay, bu da öğrenciler/adaylar arasında aynı zamanda tekdüzeliği de ifade ediyor. Dolayısıyla, öğrencilerimizin farklılaşmak adına az önce bahsettiğim önerileri unutmamalarını öneririm.

4. Stajların istihdam sürecine katkıları hakkındaki düşünceniz nelerdir?

Açıkçası, üniversiteden mezun olup staj yapmamış biri olarak stajın önemliliğini sonradan anlayanlardanım. Ama burada kastettiğim “staj” kavramını biraz açmak istiyorum; staj dediğinizin stajyerin fotokopi çektiği, çay-kahve getirdiği bir sürecin ürünü olmaması gerekiyor, eğer böyle ise derhal o staj yerini nazikçe terk edip en yakın parkta oturup kitap okumalarını öneririm. Biz Mazda olarak her staj yapan öğrencimizi “çalışma arkadaşımız” olarak görüyor ve bilfiil işin başından sonuna kadar sorumluluk verip uygun olduğunu düşündüğümüz görevde (çalışma arkadaşımızın yetkinliklerine uygun ve onun isteği ile) yetkinleşmesini sağlıyoruz. Böylelikle, staj dönemini verimli bir şekilde sonlandıran arkadaşımız okulunu bitirdikten sonra özgüveni yüksek bir şekilde iş başvuruları yapabiliyor yada şirketimiz bünyesinde iş teklifi alabiliyor. Açıkçası, bizde stajını yapıp da mezun olur olmaz işe giren birçok arkadaşımızın sevincine ortak olduk. Arkadaşlarımız ile gurur duyuyoruz.

5. Öğrencilere ve Yeni mezun adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Öğrenci arkadaşlarıma tavsiyem; üniversitede öğrendiklerini pratikte uygulayabilecekleri iş yerlerinde staj yapmaları (tabi ki derslerini aksatmayacak şekilde planlayarak), ek olarak da öğrencilik yıllarını ve arkadaşlarını özleyen biri olarak öğrenciliklerinin son zamanlarının keyfini çıkarmaları. Yeni mezun arkadaşlarıma tavsiyem ise, çağrıldığınız tüm iş görüşmelerine motivasyonu yüksek şekilde gidin, görüşmelerde istekliliğinizi karşı tarafa sunun, kendinize güvenin ve asla vazgeçmeyin.

Ebru ÖLMEZ - CASPER İnsan Kaynakları Müdürü

1. Firmanızı kısaca tanıyabilir miyiz?

Casper, 1991 yılında bilgisayar ürünü ile piyasaya girmiş ve son yıllarda da müşterilerine telefon ve tablet ürünlerini ulaştıran bir teknoloji firmasıdır. Firmamızda 430 çalışanımız görev yapıyor. Ar-Ge çalışmaları da yapan firmamız, en son teknoloji ürünleri müşteriyle buluşturuyor ve satış sonrasında da her zaman müşterilerine çözümler sunuyor. Firmamız geniş yelpazeli bir yapıya sahip: Pazarlama, Kurumsal İletişim, Ar-Ge, Kalite Güvence, Üretim, Lojistik, Satış, Müşteri Hizmetleri, Teknik servis, İnsan Kaynakları, Finans ve Muhasebe ekiplerimiz bulunuyor.

2. İşe alım sürecinde adaylarda aradığınız genel yetkinlikler nelerdir?

İşe alımda, her şeyden önce adayın teknoloji merakını öğreniyoruz. Daha sonra o işin gerektirdiği becerilere sahip olup olmadığını ölçüyoruz. Her pozisyon için farklı beceriler gerekiyor. Adaylar da aradığımız diğer özellik ise çalışmaya hevesli olmaları ve sınırları zorlamaları. Sadece kendisine verilen kurallar ve görev çerçevesinde kalan adaylardan ziyade, yaptığı işi geliştirebilecek, kendisi de gelişmeye istekli adayları olumlu değerlendiriyoruz. İşe ruhunu katacak takım arkadaşlarının kıymetini biliyoruz. Adaylardan son beklentimiz, firmamızı araştırarak pozisyonla ilgili bilinçli şekilde görüşmeye gelmişler olmalarıdır. Ne istediğini bilen adaylar, her zaman bir adım önde oluyor.

3. Öğrencilerimiz akademik eğitimler dışında ne tür eğitimleri alırlarsa daha ayrıcalıklı bir hale gelebilirler?

Eğer yapacakları iş masa başı bir iş olacaksa, mümkünse ileri seviyede Excel bilgisi faydalı olacaktır. Eğer ileri seviye alamıyorlarsa, en azından temel Excel bilgisi gerekecektir. Ayrıca firmamızda Pazarlama, Kalite Güvence, Ar-Ge departmanlarında İngilizce bilmek zorunludur. Yurt dışı ile görüşme yapan bu ekiplere katılmak için ileri seviye İngilizce şartı arıyoruz. Zihnen ve fiziken çok daha sağlıklı olmak ve takım çalışmasına yatkınlıklarını geliştirmek için de, eğer fırsatları varsa, bir takım sporu yapabilirler. Bunlar dışında, vakit ve olanakları dahilinde hobi olarak çeşitli kurslara gitmelerini de öneririm.

4. Stajların istihdam sürecine katkıları hakkındaki düşünceniz nelerdir?

Biz yeni mezunlarla iş görüşmelerinde, staj yapıp yapmadıklarını, bu stajda neler öğrendiklerini ve şirkete olan katkılarını soruyoruz. Temel çalışma disiplinini edinmiş gençlere öncelik tanıyoruz. Örneğin işe vaktinde gelmek, üstlerle ve çalışma arkadaşlarıyla nasıl iletişim kuracağını bilmek, kurumsal e-posta kullanmış olmak, zaman kullanımı konusunda biraz daha hassasiyet kazanmış olmak gibi beceriler bizim için önemli yer tutuyor.
Casper’da staj yapanlara, kendilerini geliştirmeleri için çeşitli eğitimler veriyoruz. Eğitim başlıklarımız: Doğru CV Hazırlama, iş Görüşmesi Teknikleri, Kariyer Planlama, Mail Yazma Teknikleri, İletişim ve Beden Dili, Özgüven, Başarı ve Motivasyon.

5. Öğrencilere ve Yeni mezun adaylara tavsiyeleriniz nelerdir?

Gençleri, enerjilerini, farklı bakış açılarını ve kendilerine güvenlerini seviyorum. Enerjilerini ve yeteneklerini doğru yönde geliştirmeleri hem onlar adına hem de çalışacakları firmalar adına büyük kazanç olacaktır.
• Öğrenciler ve yeni mezunlar, hangi görevi yapmak istediklerini belirlerse, o dalda günceli takip ederek kendilerini geliştirebilir.
• Görevde yükselmek ve daha yüksek ücretler almak mümkün. Bunun için önce, şirketin yükselme için ne beklediğini öğrenebilirler. 30 yaşında müdür pozisyonunda olmak istenebilir. Eğer şartlar yerine getirildiyse de mümkündür. Olgunlaştıklarında ve o görevi layıkıyla yapacaklarını düşündüklerinde bunun için harekete geçmelerini öneririm. Daha öncesi, hayal kırıklığı yaratabilir.
• Kendilerini geliştirebilecekleri firmaları tercih etmelerini öneririm.
• Son olarak da kısa süreli çalışmak ve vazgeçmek, dışarıdan iyi bir izlenim bırakmıyor. Görev yaptıkları yerlerde, en az dört beş yıllık planlar yapmalarını öneriyorum. Gözlemlediğim kadarıyla, bir işi hakkıyla öğrenmek ve sonrasında katkı sağlamak için gereken ortalama süre bu şekildedir. Her görev yaptığı yerde birkaç yıl çalışmış olmaları, başvurdukları firmaların İK çalışanlarında “çabuk pes eden” izlenimi veriyor. Tüm firmalar mücadeleci, yetenekli ve çalışmayı seven adaylara her zaman öncelik tanır. Buna da dikkat etmelerini öneriyorum.

Gözde Akanay

Öğrenciler ve mezunlardan iş dünyasının beklentileri nelerdir ?
Her şeyden önce işe ve kuruma gönülden bağlılığın başarı getirdiğini düşünüyoruz. Günümüzde işini tutkuyla yapan insanların verimlilik ve gelişime çok daha fazla katkı sağladığının görülmesi, çalışma ortamlarında da bazı değişiklikler yapma zorunluluğu getirdi. Şirketler yetenekleri kendilerine çekebilmek ve gerçek bir katma değer sağlayabilmek adına yeni nesile hitap eden uygulamalara gidiyorlar. Potansiyele sahip yeni mezunlara verilen emek ve eğitimin karşılığını alabilmek ve bu şekilde yeni fikirler üreterek piyasada fark yaratılabilecek konuma taşıyabilen çalışanları bünyesinde bulundurabilmek son dönemde şirketlerin en büyük beklentilerini oluşturuyor.
Yaklaşım, bakış açısı ve duruşun bir mezunu diğerinden ayıran en önemli faktörler olduğunu düşünüyorum. İstekli görünmek, önceliğin öğrenmek ve kendini geliştirmek olduğunu vurgulamak, uzun vadeli ve kalıcı olarak bu işle ilgilendiğini hissettirmek mülakatlarda da diğerlerinin önüne geçilmesini sağlayacaktır. Maddesel beklentilerden çok, çalışacakları kurumun onları ne kadar geliştirebileceği ve ne gibi kariyer fırsatları sunabileceği noktalarına odaklanmaları gerekir. Her şeyi biliyor olduğunu düşünüyor olmak yerine, hiçbir şey bilmediğini ve öğrenmesi gereken çok şey olduğunu düşünerek ilerlemek onların çok daha hızlı ilerlemesine olanak sağlayacaktır.

Üniversite öğrencilerine iş hayatına atılmadan önceki tavsiyeleriniz neler?
Öncelikle kariyerlerine nasıl bir yön vereceklerine artık karar vermiş olmaları gerek. Okudukları bölümle ilgili olmayan bir işte çalışmayı arzu eden binlerce kişiyle karşılaşabiliyoruz. Ne yazık ki eğitim sistemimiz bu karar sürecini erken yaşlarda verebilecek yetenek yönlendirme kapasitesine sahip değil. Bu nedenle ömür boyu hem hayatınızın büyük bir bölümünü harcayacağınız hem de geçiminizi sağlayacağınız işin ne olacağına mezun olmadan önce karar vermeniz şart. Farklı alanlara yönelecekseniz dışarıdan eğitim desteği almalı, bu alanlardaki staj ya da yarı zamanlı çalışma fırsatlarını değerlendirmelisiniz. Üniversite dönemindeki bu karar aşaması hayatınızın dönüm noktası ve son çıkış olabilir. Yanlış bir yönlenme, ömür boyu taşınacak bir yük haline gelebilir ya da size çok fazla zaman kaybettirebilir. Bu nedenle okullarından yeterli rehberlik desteği alabilen öğrenciler oldukça şanslı.

Kendilerini öğrencilik hayatında nasıl geliştirmeliler, nelere dikkat etmeliler ?
Kendilerini okulla sınırlı tutmamalı, iş hayatını deneyimlemek adına bulabildikleri tüm staj deneyimlerini değerlendirmeliler. Bunun için kariyer günlerini etkin olarak takip etmeli, okullarının ve şirketlerin kariyer merkezleriyle sürekli irtibat halinde olmalılar. Yönelmek istedikleri alanlarla ilgili gündemi takip etmeli, seminerlere katılmalılar. Teorik bilgiler, iş ortamında çıktıya dönüşüyor ve bu havayı solumadan, işin mutfağında bulunmadan iş yerine katkıda bulunmaları çok zor. Teorik bilgilerini pratiğe dönüştürecek tüm fırsatları değerlendirip, sürekli araştırarak fırsatları hevesle ve sabırla takip etmelerini tavsiye ederim.
Yüksek bir not ortalaması ve eğer imkan varsa okul döneminde yurtdışı deneyimi edinmek, bir değişim programına katılarak hem yabancı dilini geliştirip hem de farklı bir vizyon kazanma şansı elde etmek ileride oldukça büyük avantaj sağlayacaktır.

Mezun olduktan sonra iş arama konusunda neler yapmalılar, nelere dikkat etmeliler ?
Başvuru sürecinde daha seçici olmalılar. Asla yapmak istemeyecekleri bir işe çok zorunlu olmadığı sürece başlamamalılar. Bu hem zaman kaybı hem de kazanılan deneyim nedeniyle ömür boyu bu işi yapma zorunluluğu getirebilir. Örneğin pazarlama alanında ilerlemek isteyip muhasebede iş bulduğu için geçici bir süreliğine bu işi yapmayı düşünen bir yeni mezun, bir süre sonra edindiği bu deneyim nedeniyle şirketler tarafından sadece muhasebe pozisyonları için değerlendirilmeye başlanabilir. Bu da kariyeri hiç beklenmedik yerlere sürükleyerek ilerleyen dönemlerde mutsuz olmak demektir. Ancak gerçekten sevdikleri işi yapmak için bir fırsat bulduklarında da kendi potansiyellerini ve istekli olduklarını açıkça göstermeleri gerekir.
Yeni nesil çalışan politikaları uygulayan firmalara yönelmeye dikkat etmeliler. Eski personel yönetimi sistemine devam eden, gelişime açık olmayan, çalışanı bir robot gibi görmekten öteye gidememiş firmalardan uzak durmaları gerekiyor.

Gözde AKANAY
EVİDEA
İnsan Kaynakları Yöneticisi

İbrahim Çağlar

1. Öğrenciler ve mezunlardan iş dünyasının beklentileri nelerdir ?
Bir iş adamı, birlikte çalışacağı insanlarda uzmanlık ister. Hakikaten uzmanlaşmak, iş dünyasında başarılı olmanın altın anahtarını verir. Aranılan insan olmanın koşulu budur.

Dolayısıyla, öğrencilik süresince elde edilecek en büyük kazanım öyle inanıyorum ki bir meslek sahibi olmaktır. Çünkü "ben hangi işte uzmanlaşmak istiyorum?" sorusuna cevap bulmadan yola devam edemez, sadece kendi etrafınızda dönersiniz.

2. Üniversite öğrencilerine iş hayatına atılmadan önceki tavsiyeleriniz neler ?
İster çalışan isterse de girişimci olsun, yönünü ve hedeflerini belirlemiş insanlar engelleri aşabilecek güce sahiptir. O nedenle bir hedef seçmek, atılması gereken ilk adımdır.

Bu aşamadan sonra yapmanız gerekense, azmederek ve kararlı şekilde çalışmaktır. Bir hedefiniz var ve çalışıyorsunuz. Bunlar yeterli mi? Belki de en önemlisi, yani cesaretiniz yoksa işiniz zor, hem de çok zordur. Çünkü aklın rehberliğindeki cesaret, yelkenleri ilerleten rüzgâra benzer.

Diğer yandan, sosyal sorumluluk projeleri ve kültürel faaliyetler i de es geçmemek lazım. Bu tür faaliyet ve projeler, en az okuldaki dersler kadar öğreticidir.

3. Mezun olduktan sonra iş arama konusunda neler yapmalılar, nelere dikkat etmeliler ?
Dünya çok hızlı değişiyor. Dolayısıyla değişimi takip etmek, güncel olmak ve zamanın ruhunu iyi okumak meslek yaşamında sizi bir adım öne çıkartır.

Ama kariyer hedefinize doğru ilerlerken unutmayın ki bir makine değilsiniz. Kariyer hedefiniz, karakterinizin ve vicdanınızın önüne geçmesin. Bir insansınız. Ve bir insanın duyguları, hayalleri, kendisine ait değerleri yoksa gerçekten yaşanmaya değer bir hayatı da yoktur.

Bu nedenle başaramamak korkusuna kilitlenip kalmak insanı köreltir. Unutmayın! Hiçbir dağ aşılamayacak kadar yüksek ve hiçbir engel geçilemeyecek kadar büyük değildir. Yeter ki cesaretiniz, hayalleriniz ve umutlarınız hiç eksilmesin.

Başarı ve güzel bir yaşam dileklerimle.

İbrahim ÇAĞLAR
İstanbul Ticaret Odası Başkanı (2013-2017 Dönemi)
İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı (2013-2017 Dönemi)

Ayça İşbilir

Öğrenciler ve mezunlardan iş dünyasının beklentileri nelerdir ?
“deneyimi yok ama” diyen yöneticilere değinmek isterim; “tecrübeli” aday arayan yöneticilerin bakış açısını tekrar değerlendirmelerini öneriyorum. Bazı yöneticilerimiz, yeni öğrenene karşı sabırlı olamıyor ve “Biz tecrübeli adaylar arıyoruz” diretmesinde bulunabiliyorlar. Ben de onlara soruyorum “nedir tecrübeli?” diye
Henüz 21 yaşında olup üniversiteden yeni mezun olmuş bir adayın bana gönderdiği CVsinde “4 yıl tecrübe” yazıyordu. Bir aday Harvard ya da Oxford’dan mezun bile alsa, tecrübe edinmemiş ve iş hayatını deneyimlememiş olabilir.

Tecrübeden kastedilen “hızlı iş sonucu üretmek”tir, bisiklete binmeyi öğrenmek gibidir iş tecrübesi …. Önce düşer, sonra kalkar ve defalarca hata yaparsınız, öğrenme süreci gelişerek devam ettiğinde de artık gözünüz kapalı ve daha hızlı pedal çevirmeye başlarsınız. Bir diğer konu da her projede her türlü tecrübeye sahip kişilere ihtiyaç olacağı gerçeğidir. Projelerde görev almak & ekibin parçası olarak başarılı bir sonuca ulaşmış olmak en iyi tecrübe kazanma yöntemidir. Her projede diğerlerine yol gösterecek tecrübe, zeka ve özgüvende olan çalışanlar kadar, onlardan sayıca daha fazla olan ama daha az tecrübeli ve yetenekli çalışanlara da ihtiyaç vardır.
Genç yeteneklerin yönetilmeye, yol gösterilmeye, yetiştirilmeye ihtiyacı vardır. Sırf tecrübesi yok diye onları işe almayarak hata yapan yöneticilere, koçluk, rehberlik yaparak onları sabırla yetiştirmelerini öneririm. Yeni mezunlar daha yaratıcı çözümler bulur, öneriler getirirler, kritik pozisyonların orta vadede yedeği olurlar. İyi liderler ekiplerinin yaptıkları işlerde gereken yetkinlikleri ve seviyelerini iyi bilirler ve takımlarını buna göre bir uyum içerisinde kurarlar. Tecrübeli çalışanların yanısıra genç yetenekler ile harmanlanmış ekipler çok daha katma değerli iş sonuçları üretirler.

Yetenek ve başarı avcısı olan lider her zaman kazanır, yeni mezunları işe alırken yetenek avcısı, işe aldıktan sonra da motivasyon, performans ve başarı avcısı olan liderlerin çoğalmasını diliyorum

Üniversite öğrencilerine iş hayatına atılmadan önceki tavsiyeleriniz neler ?
CV hazırlarken iş deneyimi yanısıra, okurken staj ve iş deneyimi esnasında katkıda bulunulan projelerden bahsetmenin etkin bir şekilde hayata geçirebilmek için alınan akiyonları paylaşmanın önemine inanıyoruz. Adayların, şirketin geleceğini tasarlayan bir projede çalışmış olmalarını ayrıcalık olarak algılıyoruz. Kişisel gelişim için harcanan emeğin de CV de belirtilmiş olması artı değer katıyor. Adayın farklı alanlardan elde ettiği deneyimleri güncel bilgileri ile entegre ederek hedeflediği kariyer özelinde bir potada eritebildiği sürece neden sonuç ilişkilerini daha net ortaya çıkarabiliyoruz ve adayı en doğru iş için konumlayabiliyoruz. Bu da üzerinde çalıştığınız pozisyona özel bir yol haritası çizmemizi sağlıyor. İş hayatında konusunu çok iyi bilen ya da bildiklerini doğru ifade eden adayların büyük resim içerisindeki konumları yeni dünya düzeni içinde giderek sorgulanır hale geliyor. Yaratıcılığını ve potansiyelini öne çıkartabilen adaylar, farklı formasyon gerektiren tecrübelerde biz İK yöneticilerini de farklı düşünmeye, yeni değerler yaratmaya yönlendiriyor. Bu yeni düzen içinde her gün yeni bir uzmanlık alanı, yeni bir unvan ya da iş modeli karşımıza çıkabiliyor. Bazen de adayların özgeçmişlerindeki bu yaratıcı yönlendirmeler bizi adayı farklı alanlarda da değerlendireme noktasına getirip farkındalığımızı pekiştiriyor.

Kendilerini öğrencilik hayatında nasıl geliştirmeliler, nelere dikkat etmeliler ?
Üniversite öğrencileri okul hayatları boyunca öncelikle çalışmak istedikleri alanı belirlemeliler. Okudukları bölüm ile yapmak istedikleri meslek doğru orantılı mı yoksa farklı bir meslek mi edinmek istiyorlar buna karar vermeli, kariyer planlarını buna göre yapmalı. Bu doğrultuda da kendilerini geliştirecek atılımlarda bulunmalılar. Örneğin iktisat fakültesinde okuyan bir öğrenci fakültenin doğası gereği tüm bölüm mezunlarının yöneleceği alanlarda çalışabilir. Turizm işletmeciliğinden maliyeye, ekonometriden çalışma ekonomisi ve endüstri ilişkilerine, işletmeden iktisata hem birbirinden ayrılan hem de birçok noktada birleşen bölümler mevcut. Bölüm kulüplerine üye olarak kendi okuduğu veya ilgisini çeken başka bir bölümü daha iyi tanıma fırsatı yakalayabilir. Kulüp çalışmalarında aktif rol alarak iş hayatına hatta katılacaksa eğer staj programına adım atmadan oradaki çalışmalarla bir tecrübe edinebilir. Kendisini geliştirecek kulüp etkinliklerinde yer alabilir. Bu etkinlikler kapsamında iletişim ve organizasyon yeteneğini geliştirebilir. Öğrencilik hayatı devam ederken staj programlarına katılabilir, okulda ve kulüpte öğrendiği teorik bilgileri pratiğe dönüştürebilir. İlgi alanlarını kapsayan çeşitli eğitimlere, seminerlere, sertifika programlarına katılabilir. Bu sayede ileride çalışmak istediği alanda, yapmak istediği meslekte ne gibi gelişmeler oluyor bunları takip etmiş olup biraz daha tanıma, öğrenme şansları olur.

Mezun olduktan sonra iş arama konusunda neler yapmalılar, nelere dikkat etmeliler ?
Mezun olmadan önce staj yapmalı , her yaz dönemsel çalışmalı ve iş hayatına adapte olmaya başlamalılar. Farklı projelerde görev almalı ve iş deneyimi için mezun olmayı beklemeliler :)

Zeynep Küçük

Öğrenciler ve mezunlardan iş dünyasının beklentileri nelerdir?
Lojistik sektörü herkesin bildiği gibi fazlasıyla yoğun geçen, zamanla yarıştığımız bir sektör. Bu zamanla yarışın içerisinde aramıza katılacak olan yeni arkadaşlarımızdan istediğimiz daha fazla dikkat ve hızlı öğrenmeleridir. Özellikle biz yeni mezun arkadaşlarda bu özellikleri ararız. İşin işte öğrenileceğinden yola çıkarsak, zamanla yarıştığımız bu sektörde hızlıca öğretileni kavrayıp, deneyimli personel olma yolunda hızlıca ilerlemesi gerekmektedir.

Üniversite öğrencilerine iş hayatına atılmadan önceki tavsiyeleriniz neler?
Globalleşen dünyada ticaretin artık sınırı bulunmamakta. Çin’den alınan bir malzemeyi Finlandiya’ya taşımanız gerekebiliyor. Ya da Amerika’dan alınan bir ürünü Asya ülkelerine taşımanız gerekiyor. Bu aşamalarda kişinin olmazsa olmazı olan şey global bir dil olan İngilizceyi bilmek. Ne yazık ki Türkiye’deki eğitim sisteminde her okulda ya da bölümde yabancı dil programları çok yoğun olamayabiliyor. Eğer okuldan destek alınamıyorsa dışarıdan alınacak bir destek ile eksikliğin tamamlanması şart. Sonraya bırakıldığında yapılamayabiliyor maalesef. Bir de mezun olduktan hemen sonra ne iş olsa yaparım psikolojisine girmemek gerekiyor. Başlangıçtaki çalışılan firma, sektör devamında iş hayatında çok etken oluyor ve bir şekilde kariyerini buna göre yönlendirmek durumunda kalıyorsun. Mezuniyet öncesi sektörü belirleyip, ona göre iş arayışına girmek en doğrusu.

Kendilerini öğrencilik hayatında nasıl geliştirmeliler, nelere dikkat etmeliler?
Öğrencilik hayatlarında daha önce de dediğim gibi yabancı dil çok önemli. Onun dışında da okulların düzenledikleri kariyer günlerine katılıp, hedeflerini belirlemeleri konusunda zihinlerinde fikir oluşmasını sağlayabilirler.

Mezun olduktan sonra iş arama konusunda neler yapmalılar, nelere dikkat etmeliler?
İş aramadan önce kişinin hangi sektörde kariyer yapacağını belirlemesi gerek. Dış Ticaret ile ilgili çalışacaksa mesela, geçici olarak iş bulana kadar şurada muhasebeci olarak çalışayım dememesi lazım. Sonrasında kişi zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor ve o başlangıç işinden kurtulamayabiliyor. CV’lerine ekleyecekleri iş deneyimleri önemli.

Zeynep KÜÇÜK YEŞİLDAĞ
NETWORK GLOBAL LOJİSTİK A.Ş.
Pazarlama Müdürü

Yılmaz Cömert

Sevgili Gençler;

Dünya ülkeleri ve ülkemiz ekonomilerinde birinci önceliği alan istihdam sağlayan katma değer yaratan 4 önemli sektör vardır.

a) Enerji
b) Araç ve yedek parça üretimi
c) İnşaat
d) Tekstil sektörleridir ve bu sektörler içersinde de en önemliside enerji sektörüdür. Enerji sektöründen ne anladığımız ise;

  1. Elektrik
  2. Doğalgaz ve türevleri
  3. Ham petrol ve türevleri
  4. Katı yakıtlar
  5. Kaya gazı
  6. Nükleer enerji olarak sınıflandırabiliriz.

Ben size önemli bir türev olan elektrik sektörü hakkında özet bilgiler sunacağım. Enerjinin ekonomideki yerine baktığımızda bir gerçeği görüyoruz.

Dünyada enerjisiz hiçbir faaliyetin yapılamadığı gerçeğini görmekle giydiğiniz gömlek ve elbisede de bir enerji vardır. Yaşamın olmazsa olmaz bir kuralı olan bu sektörü geliştirmek, arttırmak, çevreye vereceği zararları asgariye indirmek ve de yok etmek için durmadan çalışmaların sürdürüldüğü önemli bir sektördür. Enerji üretimi kendi içinde çeşitli modeller yaratmıştır. Kaldı ki 21.inci yüz yılda yeniliklerin hızla değiştiği dünya enerjisi arz verimliliği ve çevre bilincide ön plana çıkmıştır. Dünyamız, insanlığa zararsız nefes aldırmak için arayışlar içersindedir. 10 yılda % 25 oranında artan sera gazını azaltmak için politikalar ve sistemler yaratılmaktadır. Ülkemiz enerji üretiminde Hes, Res, Termik, Güneş, Nükleer, Jeotermal gibi önemli yatırımlar yaparak dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik önemli kararlar alınmaktadır. Ülkemizde bağımlılığı azaltma faaliyetleri hız kazanmaya başlamıştır.

Ülkemiz enerji temininde dışa bağımlı ülkelerin başındadır, tüketilen elektrik enerjisinin % 48'i dış kaynaklıdır. Siz Gençlerimiz bu kadar önemli olan enerji üretim birimlerinde görev almanız buna odaklanmanız, kendinize, ülkenize faydalı ve yararlı hizmet üretmenin mutluluğu ile yaşayacağınızdan şüpheniz olmamalıdır. Ülkemizde enerji sektörünün gelişmesi için hiç bir fedakarlıktan kaçınmadığı da bilinmektedir. Tavsiyem bu enerji türevlerinden hangisi olursa olsun birinde görev yapmak için kendinizi hazırlamanızın uygun olacağını düşünüyorum.

Sevgili Gençler;

Ayrıca hangi sektörü seçerseniz seçin, şu gerçeği de görmemezlikten gelemezsiniz. İş hayatında başarılı olmanın yöntemleri vardır. Bu konuda tavsiyelerimi özet olarak vermek isterim.

  1. Bencil olmamak gereklidir. (Bencil insan daima en sevdiği kişiye yani kendisine zarar verir)
  2. Düşünmeden konuşmamalıdır. (Düşünmeden konuşmanın cezasının düşünmeye mahkum olunulacağı unutulmamalıdır)
  3. Tecrübeye önem verilmelidir. (İnsanlar yaşlanarak değil yaşayarak kemale ererler)
  4. Eleman seçiminin önemi bilinmelidir. (Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllılar ise başkalarının aklını kullanır)
  5. Luzumsuz konaşmamak lazımdır. (Az konuşmaktan nadiren çok konuşmaktan çoğunlukla pişman olunduğu unutmamalıdır)
  6. Sonuç alınacak iş yapılmalıdır. (Kaval çalmak üflemek değil parmakları hareket ettirmekle olacağı unutulmamalıdır.
  7. Kişilere önem verilmelidir. (Esasen Dünyada iki kusursuz insan vardır, biri ölmüştür, diğeri doğmamıştır)
  8. Köpeklerin havladığı her insan hırsız olmadığı bilinmelidir. (Güvenmenin sonuç almanın anahtarı olduğu unutulmamalıdır)
  9. Hata yapılmamalıdır. (Büyük adamların hataları güneş tutulmasına benzer onu herkez her yerden görür unutulmamalıdır)

Sevgili Gençler;

İş hayatında hangi görevde olursanız olun içersinde pazarlama (satış) faaliyetleri de vardır, modern dünyamızın çeşitli baskıları yanında süratle gelişen teknoloji ve değişen değer yargıları çoğu zaman insanları zihni ve ruhi yönden etkilemektedir. Bu gelişme ve değişimler bir çok kişinin mücadele ve rekabetten vazgeçmesine neden olmaktadır. Ancak asırlar boyunca insanoğlunun eriştiği başarı yapıcı ve inanan kimseler tarafından sağlanmıştır. Bu nedenle;

  1. Bilinmelidir ki; satıcılık bir meslektir, ekonomik faaliyetlerin içersinde satıcılığın hayati önemi ile bu görevi rastlantıya veya şansa bırakılmamalıdır.

  2. Satıcının temsil foksiyonu olmalıdır. Şirket ne kadar dürüst çalışan ve iyi organize edilmiş bir şirket olursa olsun müşteri ile şirketi temsil edecek şekilde karşı karşıya gelen kimse satıcıdır, onun kişiliği ve davranışı müşteriyi etkileyeceği muhakkaktır. Müşteri satıcnın şahsında satıcı firmayı ve satılan malları değerlendirir.

  3. Satıcı yöneticilik fonksiyonu görmelidir. Satıcı görevi dolayısıyla kendisini müşterilerini ve amirlerini idare eden kimse olmalıdır.

İyi bir satıcıda olması gereken nitelikler ise;

  1. Satıcı çalışmayı seven bir kimse olmalıdır. Satıcılık, kendine güvenen ve teşebbüs yeteneği olan kimselerin işidir.

  2. Satıcı şevkli ve samimi bir insan olmalıdır. Satıcılık şevk isteyen bir meslektir, yapılan işin önemine ve değerine inanan bir satıcı müşterileri etkileyeceği bilinmelidir.

  3. Satıcının kendi kişiliği sağlam olmalıdır. Hiçbir kimse başkasına benzemek istemez, insan ne ise odur, satıcı kendini olduğu gibi tanımalıdır.

  4. Satıcı nazik ve terbiyeli olmalıdır. Nazik ve terbiyeli davranmak çok önemlidir. Satıcı karşılaştığı herkese nazik davranmayı bilmelidir.

  5. Satıcı olduğu gibi görünen bir kimse olmalıdır. Müşteriler karşılaştıkları satıcıyı olduğu gibi görmek isterler, satıcı müşterilerinin kendisi yanında rahat hissetmelerini sağlamaya özen göstermelidir.

  6. Satıcı iyi bir araştırmacı olmalıdır. Satıcı müşterilerinden her gün yeni bilgiler elde etmek ve tecrübe kazanmak ister. Satıcı bu durumdan yararlanmalıdır. Müşterinin ürün hakkında bilmek istediklerini en iyi öğreneceği kişi satıcıdır. Bu nedenle elde ettiği bilgi ve değerlendirmeleri şirket yönetimi ile paylaşma yeteneği korunmalıdır.

  7. Satıcı devamlı öğrenen olmalıdır. Bilgi sahibine kuvvet verir. Bilgi sayesinde satıcı daha kuvvetli olacaktır. Bilgi edinmenin bir yolu okumak diğer yolu tecbübeden yararlanmaktır.

Sevgili Gençler;

Bu özet açıklamalardan sonra, bazı tecrübelerimi sizlere aktarmanın faydalı olacağını düşünerek sizlere sunmayı arzu ettim.

Sorumlu kişilerini bilmesi gerekenler

  1. İki şey kalitesiz insanların özelliğidir
    a) Şikayet etmek
    b) Dedikodu etmek

  2. İki şey çözümsüz görünen problemleri çözer
    a) Bakış açısını değiştirmek
    b) Kendini karşısındakinin yerine koymak

  3. İki şey yanlış yapılmasını önler
    a) Olanları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek
    b) Hak yememek

  4. İki şey geri bırakır
    a) Kararsızlık
    b) Cesaretsizlik

  5. İki şey çözüm getirir
    a) Tebessüm etmek, naz etmemek
    b) Gerektiğinde susmasını bilmek

Faydalı olabilmişsem ne mutlu bana. Selam ve Sevgilerle gözlerinizden öperim

YILMAZ CÖMERT
Demirören Grubu Yönetim Kurulu Üyesi

Sinan Akdoğan

Ben Olsaydım
Hayatlarımızı algılama biçimlerimiz ne kadar farklı ise, ihtiyaçlarımızda bir o kadar değişkenlik göstermekte. Günümüz ihtiyaçlarını tespit etmek bu doğrultuda oldukça önemli.

Hepimiz hayatımıza değerlerimiz çerçevesinde bakıyoruz. Değerlerimizin en temelinde de ihtiyaçlarımızı karşılayarak mutlu olmak var.

Peki, şirketlerin bizden ne gibi beklentileri var. Yani diğer bir deyişle nasıl bir çalışana ihtiyaç duyuyorlar.
Randstad araştırma şirketinin Eylül 2013’te yayınlamış olduğu, Türkiye dâhil 32 ülkede gerçekleştirdiği araştırma raporunda işverenlerin çalışanlarda uygun eğitim becerilerinin yanında “deneyim, sosyal yetkinlikler ve dijital yetkinliklere” sahip olmalarını beklediklerini göstermiştir. Aynı çalışma içerisinde çalışanların % 90 ‘ı 5 yıl öncesine göre işverenlerin taleplerinin daha arttığını belirtmektedir. Bunun sonucunda Türkiye’de çalışanların %34 ‘ünün değişime ayak uydurma konusunda kaygılı olduğunu belirtmektedir. Japonya’da çalışanların kaygı oranı % 60 olarak tespit edilmiş.

Artan kaygıları ortadan kaldırabilmek için neler yapmalıyız? Patron bizden ne istiyor? sorusuna benim bulabildiğim cevapları sizlerle paylaşmak istiyorum.

• Öncelikle işverenler, çalışanlarının teknik bilgi ve beceriler açısından yetkin olmalarını beklemektedir. Hangi işi yaparsak yapalım öncelikle işimizi doğru ve iyi yapmanın önemi ortaya çıkmaktadır.

• Diğer önemli nokta olarak; teknolojinin iş yaşantımızın bütün alanlarına girmesi sonucunda işverenler çalışanlarında teknik ve dijital yetkinlikleri de beklemektedir.

• En önemli noktalardan biri hangi iş kolunda olursa olsun artık sosyal becerilerin iş yaşantısındaki öneminin geçmiş dönemlere göre daha üst seviyede yer aldığı gözlenmektedir. Sosyal becerilerin yüksek olabilmesi için de kişinin öz bilincinin, öz denetiminin ve bireysel motivasyonunun yüksek olmasının yanı sıra empatisinin yüksek olması ve hizmet odaklı olması ön plana çıkmaktadır.

• Sosyal Yetkinliklerinin yüksek olması kavramına ilave olarak, son dönemde bireysel network ağının önemi de oldukça artmış durumda. Bireysel network kavramı ilk anlamı içerisinde kişisel bilinirlik ve erk sahibi kişilerle olan yakınlığınız gibi algılanmaktadır. Ancak daha öncelikli algılamamız gereken nokta, kişisel bilinirliğimizin yani ağızlar dünyası içerinde yer alabilmenin önemi ve bunu kişinin işi aracılığı ile sergilemesinin önemi ortaya çıkmaktadır.

Bütün bu beklentiler çerçevesinde iş hayatına atılmadan önce neler yapmalıyız? Sizin neler yapabileceğinizi bilmiyorum ve bu konuda açıkçası ahkâm kesmek de istemem. Ancak ben eğer bu dönemde üniversite öğrencisi olsa idim neler yapardım? ( Kulağıma ne kadar hoş geldi birden! )

Öncelikle hangi bölümde olursam olayım o bölümün hakkını verirdim.

İstanbul gibi her gün ya da her hafta çeşitli eğitsel, kültürel veya iş kolları ile ilgili seminer, kongre ve toplantıların olduğu bir şehirde alanımla ilgili organizasyonları kaçırmazdım ve bütün fırsatlardan istifade etmek isterdim.

İyi iletişim için kişinin anadilini çok iyi konuşması gerektiğine inanıyorum. Maalesef yeni mezunlarımız ve hatta çalışanlarımızın çoğu anadiline bile hâkim değil ve düşündüklerini iyi ifade edemiyor. Bunun için çok okurdum ve yazardım. İngilizce ile birlikte farklı dilleri de öğrenmeye çalışırım. ( Zamanımız yok dediğinizi duyar gibiyim. İstanbul’da insanlar ulaşımda ortalama 1,5 saatini harcamaktalar. Bu da ulaşımda net 1 saatlik zaman diliminin okuma, dinleme vb öğrenme egzersizleri için kullanılabilmesi demektir.)

Dijital alanın kullanımında zaman hırsızı sosyal alanlardan çıkıp, katkı sağlayan alanlarla etkileşimimi daha fazla artırırdım. Örneğin MOOC (Massive Open Online Course = Kitlesel Açık Çevrimiçi Dersler) alanlarını kullanırdım. (En az sosyal medyayı kullanan kişilerin günlük 20-30 dakikasını bu alanda geçirdiği hesaplanmaktadır.)
Üniversite içerisinde yer alan kulüp faaliyetlerine katılıp iş yaşantısı ve diğer ülke üniversite, iş dünyası ve öğrencileri ile etkileşimimi artırırdım. Eğer bu tarz oluşumların az olduğunu düşünüyorsam bu gibi yapıların öncüsü olurdum ve yenidünyalara açılırdım.
Neden bunları gerçekleştirirdim biliyor musunuz? Kişinin hayalleri bildiğinin ötesine ulaşamaz. Bilmediğimizi ya da haberdar olmadığımızı hayal edemeyiz. Bilgimi ve hayalimi artırırdım.

Özellikle sosyal iletişimi artırmak istememin bir başka önemli nedeni de; çok uzak değil 5 yıl sonra 2020 yılında 5 kuşağın birlikte çalışacağı iş yaşantısında yer alacağımız düşünülürse, sosyal yetkinliklerin yüksek olmasının önemli anlaşılacaktır.

10 yıl öncesine göre ülkemizde mevcut üniversite sayısının 2 kat arttığı, istihdamın bu kadar öncelikli olduğu ve rekabetin bu kadar yoğun olduğu bir dönemde:
• İşini doğru yapan ve yetkin
• Teknik ve dijital yetkinlikleri yüksek ve
• Sosyal Becerilerini doğru kullanabilen
kişilerin rekabette diğer kişilerden daha öncelikli tercih edileceği ortaya çıkmaktadır.

Bu arada işe başlayınca eğitim ve öğrenme süreci sadece öğrencilikle kalmıyor. İş yaşamına atıldığınızda da devam ediyor. Örneğin Sinpaş Holding bünyesinde yer alan Sinpaş Akademide 2015 yılında, çalışanlarımıza 8000 adam/saat eğitim uygulandı. Bu rakamda ortalama her çalışanımızın yıllık ortalama 20 saat eğitim imkânından faydalanması demektir.

Öğrenme ve gelişimin durması, kişinin geri gitmesi demektir. Bugününüzü dünden farklı kılan ne yaptınız!
Sevgi ve Saygılarımla,

Sinan AKDOĞAN
Sinpaş Holding
Eğitim Müdürü

Empatik İnsan Kaynakları ve Danışmanlık PixelTürk Web Tasarım